Michael Jackson

Michael Joseph Jackson (29 Ağustos 1958 – 25 Haziran 2009) bir oldu Amerikalı sanatçı, dansçı, şarkıcı, söz yazarıve hayırsever. Anılacaktır olarak King of Pop, Jackson zaman bütün en başarılı şovmen tanınan bir Guinness World Records. kamuoyuna kişisel-, birlikte bir çok yaşam ve moda yaptığı katkılar için müzik, dans, onu küresel bir şekil yaptı popüler kültür yıllardır üzerinde dört. Çocuk sekizinci Jackson ailesi, o üyesi kardeşleri olarak birlikte müzik sahnesinde mesleki giriş yaptı 5 Jackson , 1960’ların ortalarında ve 1971 solo kariyerine yılında başladı.

1980’lerin başlarında, Jackson baskın bir figür oldu popüler müzik. Müzik videoları “şarkıları da dahil olmak üzere onun içinBeat It”,”Billie Jean”ve”Thriller”, ve, araç tanıtım içine bir orta ile dönüşüm sanat formu ve alacak ve bu videoların popülerlik kanal televizyon yeni yardım getirmek görece MTV şöhret için. “Gibi videolarBlack or White”ve”Scream”1990’larda MTV üzerinde zımba bir yaptı onu. videolar sayesinde sahne gösterileri ve müzik, Jackson gibi dans teknikleri çok sayıda popüler robot ve moonwalk. Onun kendine özgü müzikal ses ve vokal tarzı çok etkilemiş hip hop, pop, çağdaş R & B ve rock sanatçıları.

Jackson’ın 1982 albümü Thriller olan albümün tüm zamanların en çok satan-. Diğer kayıtlar da dahil olmak üzere O’nun Wall Off (1979), Bad (1987), Dangerous (1991) ve HIStory (1995), aynı zamanda satış-rank arasında dünyanın en iyi. Jackson içine müzeye zorunda olan sanatçıların birkaç biridir Roll Hall of Fame ve Rock iki kez. O Şöhret oldu Hall of içine Dans müzeye de rulo dünya pop ve rock ‘n’ dansçı itibaren) olarak ilk (ve şu anda sadece. Diğer onun Bazı başarıları birden içeren Guinness World Records, 13 Grammy Ödülleri (hem de Grammy ödülü Legend ve Grammy Yaşam Boyu Başarı Ödülü); 26 Amerikan Müzik Ödülleri (sanatçı başka fazla bir “dahil olmak üzere bir” Sanatçı Yüzyıl) ; 13 sayı-Amerika Birleşik Devletleri tek tekler kariyerine solo (diğer erkek artist fazla Hot 100 dönem) ve dünya çapında 750 milyon albüm satışı tahmini üzerinde. Jackson kazanılan ödüller yüzlercemüziği, tarihi-layık kayıt sanatçının en çok onu yaptık. O hayır nedenleri ve destekleyici fazla 39 faydalı olduğunu da yükselterek ve bağış, hayırsever ve insani bilinen yüzlerce milyon dolar.

Queen Sun Deok

Title: 선덕 여왕 Wang / Seondeok’un Yeo
Also known as: Duk
Tagline: insanların güvenliği bir dünya olacaktır kazanmak ve kural yaşları
Tür: Tarihi, dönem
Bölüm: 62
Yayınlandığı Kanal: MBC
Yayın dönemi: 2009-May-25 22-2009-Aralık-
Hava zaman: Pazartesi ve Salı günleri 21:55

Özet

Deokman ama ikiz doğmuş bir bebek olarak terk edildi ve kraliyet gelen taht uzak kapmak için çalışan bir etkisi kraliyet sarayı bayan, Mishil tarafından öldürülen onu korumak için uzak babası Kral Jinpyeong bir yere gönderdi halef. Deokman sonra o Mishil karşı ikiz kızkardeşi Prenses Cheonmyong ile güçlerini birleştirdi Silla saray, geri getirildi. Ancak Mishil ve krallık sürgün iki Silla prensesler var uğursuz planları tasarladığı bir gizli savaşta, Prenses Cheonmyong yanlışlıkla öldürüldü. Ama Prenses Deokman kurnazca General Kim Yusin yardımıyla kaydolmak ve onu şeytan Mishil ortadan kaldırılmıştır. Daha sonra Queen Seon Deok, Silla krallığının ilk kadın yöneticisi oldu. Bu drama bir çok parlak başarıları geride bırakarak, insan ve böylece kurtarmak için onu seviyorum vazgeçmek zorunda güzel bir kraliçe, bir hikaye ile ilgili.

Mourinho

Portekizli teknik adama meslektaşından şok sözler!

Real Madrid’in pazar günü deplasmanda oynacağı maçta rakibi olan Sporting Gijon’un teknik direktörü Manolo Preciado, Mourinho hakkında çok sert açıklamalarda bulundu.

La Liga’nın 4. haftasında oynanan ve Barcelona’nın Sporting’e karşı 1-0 kazandığı maçtan sonra basına konuşan Mourinho, sahaya sürdüğü ilk 11’den dolayı Sporting’in teknik direktörünü suçlayarak, ”Barcelona’ya maçı hediye ettiğini” öne sürmüştü. Mourinho’nun bu sözleri, bugün düzenlediği basın toplantısında İspanyol teknik adama hatırlatıldı. Sert ifadeler kullanan Preciado, ”Mourinho benim hoşlanmadığım biri, bunu yüzüne karşı da söylerim. Eğer o sözlerini espri diye söylediyse kötü espri. Yok eğer Barcelona’dan birilerinin karşılık vermesi için ciddi söylemişse rezil biri ve kötü bir meslektaş. Eğer Madrid’de ona saygıyı öğretmezlerse ben öğretirim. O kim olduğunu sanıyor!” diye konuştu.

Preciado, Sporting olarak ”her zaman bir köy takımı olacaklarını, ancak birçok kupa kazanmış kulüple aynı saygıyı hak ettiklerini” söyledi.

2 MAÇ CEZA ALDI
İspanya Kral Kupası’nda geçen çarşamba günü oynanan Real Madrid-Real Murcia maçının 38. dakikasında hakeme hakaretten dolayı kırmızı kart ile saha dışına atılan Portekizli teknik direktör Jose Mourinho’ya 2 maç ceza verildi.

İspanya Futbol Federasyonu Maç Komitesi, Real Madrid Teknik Direktörü Mourinho’nun cezasını 2 maç olarak açıkladı. Portekizli teknik adam, Sporting ve Athletic Bilbao maçlarında cezasını doldurup 29 Kasım’da oynanacak Barcelona-Real Madrid maçında takımının başında sahaya çıkabilecek.

Bu arada bir İspanyol radyosuna demeç veren Mourinho, kendisini oyundan atan hakemin doğru bir karar verdiğini söyledi. Mourinho, ”Oyundan atılmam çok doğruydu, söyleyecek başka bir şey yok. Gelecek sefer hakemle karşılaştığımda ondan özür dileyeceğim” dedi.

Düzenliyen: Merve Halay

saraydaki-mucevher

Saraydaki Mücevher (Dae Jang-geum), Güney Kore TV kanalı MBC tarafından yapılmış 2003 TV serisidir. Türkiye’de, 14 Ocak 2008’den itibaren TRT 1’de yayınlanmıştır.

Joseon Hanedanlığı’nın Vakayiname’sinde betimlenen tarihi figür gevşekçe temel alınarak oluşturulan hikâye, Kore’nin Joseon Hanedanı’nın ilk bayan saray hekimi Jang-geum’nın (okunuşu: Cangema, oynayan: Lee Young-ae) üzerine odaklanır. Ana tema, Jang-geum’nın sebatı olmakla beraber geleneksel Kore kültürünün özellikle de Kore saray mutfağının ve tıbbının betimlemesidir.

Hikaye, Joseon Hanedanlık’ı altındaki Kore’de, Kral Seongjong, ( okunuşu Seçong ) Kral Yeonsan-gun ( okunuşu Yonsan ) (1494-1506) ve Kral Jungjong’un (1506-1544) saltanatları esnasında geçmektedir. Hikaye, (o sıralar veliaht prens olan) Kral Yeonsan-gun’un annesi Kraliçe Yun’un, kralın emri üzerine bir grup saray muhafızı tarafından zehirlenmesi ile başlar.

Olaydan sonra, gruba eşlik eden bir saray muhafızı, Seo Cheon-soo, ( okunuşu Çunso Seo ) eve dönüş yolunda bir kaza geçirir. Ona, hayatının üç kadın etrafında döneceğini söyleyen esrarengiz bir keşiş tarafından kurtarılır: ilk kadının ölümüne neden olacaktır, ikinci kadının hayatını kurtaracak ancak daha sonra ölmesine neden olacaktır ve üçüncü kadın da adamın ölmesine neden olacak ancak daha sonra birçok hayat kurtaracaktır. (Bir hayli zaman geçtikten sonra kim oldukları netleşen bu üç kadın sırasıyla Kraliçe Yun, Park Myeong-yi, ( Muyuni Park )yani Jang-geum’nın annesi ve Jang-geum’nın kendisidir.) Bu olayın neden olduğu psikolojik sıkıntı, sonunda Seo Cheon-soo’nun istifasına yol açar. Bunlar olurken, sarayda mutfak leydisi olan Park, Leydi Choi’u ( Çoy ) Ana Kraliçe’nin yemeğine zehir katarken gördüğüne dair tanıklık eder ancak şikayet ettiği üst mutfak leydileri bu işi yaptıran asıl kişiler olduğu için Park Myeong-yi’ye bir iftira atarak kendi iç prosedürlerine göre (zehir içmeye zorlayarak) öldürürler. İlk önce, zehirin içine gizlice panzehir karıştıran ve beline de olayları anlatan bir kâğıt sıkıştıran saraydaki en iyi arkadaşı, mutfak leydisi Han tarafından, daha sonra da, inzivaya çekilmiş olan Seo tarafından kurtarılır. İkisi evlenirler; uzak bir köyde, düşük sınıftan (cheonmin) insanlarmış gibi davranarak gizlice yaşamlarını sürdürürler ve Seo Jang-geum adındaki oldukça zeki olan küçük kızlarını büyütürler.

1504 yılında Kral Yeonsan-gun, annesinin cinayeti hakkında geniş bir araştırma başlatılması emrini verir ve sonunda Seo ile ailesi, bir bakıma Jang-geum yüzünden (çünkü ailesinin düşük sınıfa mensup olmadığını, babasının eskiden bir saray muhafızı olduğunu herkesin içinde ağzından kaçırır) bulunur. Bu, Seo’nun tutuklanmasına ve ailesinin dağılmasına neden olur. Jang-geum ve annesi kaçarlar ancak Myeong-yi, düşmanları tarafından ölümcül bir şekilde yaralanır. Ölümünden önce annesi, Jang-geum’ya son arzusunu söyler: onun, Saray Mutfağı’nın Baş Kâhyası olmasını ve annesine yapılan haksızlığı Mutfak Baş Kâhyası’nın kayıt defterine (onurunun iade edilmesi için) yazmasını ister.

Jang-geum, başından geçen birkaç maceranın ardından saraya girmeyi başarır. Cesareti, meraklılığı, yeteneği, iyi kalpliliği ve kararlılığı sayesinde (annesinin en iyi arkadaşı olan -ancak bunun çok daha sonra keşfeder-) Leydi Han’ın, Mutfak Baş Kâhyası olmasına yardım eder. Saraydaki yılları boyunca, birçok sıkıntıyla başa çıkmak zorunda kalır ve diğer leydi adaylarından daha akıllı olduğu için diğerlerinden ayrı tutulur. Bununla beraber Jang-geum’nın cesareti asla kırılmaz ve yemek pişirmenin amacı, yiyene sağlık ve mutluluk getirmektir felsefesi ile yemek yapmaya devam eder. Ancak, Saray Mutfağı’nda tekellik kazanmak için Leydi Choi ve yeğeni Choi Keum-yeong ( Gumyang Çoy ) tarafından başı çekilen, aynı zamanda yüksek rütbeli memurların ve (Leydi Choi’un abisi) tüccar Choi Pan-sul’un ( Pan Sol Çoy ) da dahil olduğu bir komplo ile vatana ihanetle suçlanan Leydi Han ve Jang-geum, köle olarak Jeju Adası’na ( Cecu ) sürgün edilirler. Jeju’ya giderlerken yolda aşırı derecede bitkin düşmüş olan Leydi Han ölür. Sarayda ise Leydi Choi, Mutfak Baş Kâhyası’nın yerine geçer.

Jang-geum, Jeju adasında iken, başlangıçta sadece bir köle olduğunu zannettiği Jang-deok ( Candokya ) ile karşılaşır. Bununla beraber, kısa süre sonra keşfeder ki Jang-deok ünlü bir hemşiredir. Jang-deok’nın açık sözlü ve pragmatik doğası başlangıçta Jang-geum’yı gücendirir fakat kısa süre sonra Jang-deok’nın kendini, hayat kurtarma mesleğine gerçekten adamış olduğunu anlar. Jang-geum, başarılı hemşirelerin özenli bir değerlendirmeden sonra sarayda çalışmak için seçilebileceklerini öğrenir. Annesinin ve Leydi Han’ın intikamını alabilmek için saraya dönebilmenin tek yolunun bu olduğunu fark eder. Jang-deok’nın yanında tıp öğrenir; sıkı çalışması ve kararlılığı, onu, başarılı bir hemşire haline getirir. Bununla beraber, bir tıp insanı olmanın erdemlerini tam anlamıyla kucaklayabilmek için kendini, kalbindeki nefretten kurtarmayı öğrenmesi gerekmektedir. Bunu yapar ve sonunda başarılı bir şekilde tekrar saraya girer.

Çok geçmeden, artık Mutfak Baş Kâhyası olmuş olan Geum-yeong ile karşılaşır. Önceli, acımasız Leydi Choi, bu mevkideki Leydi Park’ı kovdurarak onun yerine geçip Genel Sekreter olmuştur. Jang-geum’yı başlarından attıklarından beridir de Jang-geum’nın (şu an Kral’ın saray kabinesinin bir üyesi haline gelmiş olan) Yüzbaşı Min Jeung-ho ( Cungo Min ) ile ilişkisi yoğunlaşmıştır ve aralarında bir aşk hikâyesi gelişir. Jang-geum’nın en iyi arkadaşı Yeon-seng, ( Yonsenga ) Jang-geum uzaktayken, Kral’ın cariyesi olmuştur; daha sonra sekizinci Kraliçe haline gelir ve böylece Jang-geum’ya, sarayda, daha fazla destek olur.

Bu arada kral tekrar hastalanır ve saray mutfağının başkahyası gözaltına alınır. Ancak Jang-geum, Kral’ın gıdalardan zehirlenmediğini gayet iyi bilmektedir.

Kralın sağlık raporlarını gizlice dışarı çıkarır ve kopyalarını alır. Fakat saray beyleri raporların kayıp olduğunu farkederler. Bir hemşirenin bu gizli belgeleri okuması, dışarı çıkarması ve kopya etmesi çok büyük bir suçtur ve cezası ölümdür.

Kraliçe Jang-geum’ya idam cezası verir. Ancak kraliçe Jang-geum’nın niyetini gayet iyi bilmekte ve ona çok güvenmektedir. İdam emrini geçici bir süre durdurur. Kraliçe kendi tahtınıda tehlikeye atarak ondan kralın gerçek hastalığının sebebini bulmasını ister. Ancak bu şekilde hayatını kurtarabileceğini söyler ve gizlice sebze bahçesine yollar. Jang-geum’ya yardım eden Jang-deok kralla aynı belirtileri gösteren hastalar bulur. Sonunda o hastaları tedavi ederler. Ancak bu onların daha önce görmediği, duymadığı bir hastalık olduğu için hastalığın adını bilmemektedirler. Bu arada araştırma yapan doktor Yonsa eski bir Çinli doktorun kitabından yararlanarak hastalığın adının deri tüberkülozu olduğunu söyler. Çinli doktorun kitabında hastalğın tedavisi yazmaktadır ama bu Jang-geum’ınkinden farklıdır. Jang-geum’un tüm ısrarlarına rağmen dokturun tedavisini uygularlar ama kral iyileşmez. Sonunda Jang-geum’nın tedavi yöntemi uygulanır ama uygulama sırasında kralın gözleri kör olur. Kraliçe bu durumdan Jang-geum’u sorumlu tutar. Ancak Jang-geum kralın gözlerinin tedavi yüzünden değil, hastalıktan dolayı kör olduğunu söyler ve kralın nabzına bakmak ister. Bu isteği saray kurallarına tamamen aykırıdır. Ancak kraliçe başında Jang-geum’a güvenmiştir ve bu isteğini yerine getirir.

Jang-geum kralın nabzını ölçtüğünde başka birşeylerden şüphelenir ve araştırma yapar. Sonunda deri tübekülozuna neden olan asıl sorunu bulur ve tedavisini uygulamaya başlar. Ancak kral zayıf düşmüştür ve hazırlanan ilaçları içmekte zorlanır. Bu durumda kraliçe panikler, bir anda tedaviyi yarıda keser ve Jang-geum’yı hapise yollar. Fakat kralı inceleyen doktorlar kralın durumunun iyi gittiğini ve bunu Jang-geum’un tedavisine bağlarlar. Kraliçe Jang-geum’u tekrar çağırır ve kralın gözlerini tedavi etmesini ister. Jang-geum hiç denenmemiş yöntemler deneyerek kralın gözlerini açar.

Laydi Han ve Jang-geum’un kükürtlü ördek yüzünden suçlu gösterip sürgün cezası almalarına neden olan Doktor Yonsa Chang, Jang-geum’un kralı iyileştirmesinden sonra onlara yaptıklarından dolayı vicdanen rahatsız olmaya başlamıştır. Bu arada zamanında Jang-geum’a zarar veren gerek eski saray sekreteri Lady Tang Park, gerek Laydi Choi ve gerekse bakan Gyeom-Ho Oh ( Guyumho )birbirlerine girmiştir. Bu karışılıktan faydalanan Jang-geum ve Yüzbaşı Min Jeung-ho çarpıcı bir sorgulama safhasının ardından Leydi Choi’un ve emrindekilerin geçmiş entrikalarını ortaya çıkarır ve bu durum Choi ailesinin ve yüksek rütbeli memurların yıkımı ile sonuçlanır.

Jang-geum annesinin bıraktığı vasiyeti yerine getirmek için geçici olarak saray mutfağına başkahya olur. Annesinin vasiyet ettiği şekilde hikâyesini başkahyanın defterine yazar.

Jang-geum gerek sarayda gerekse saray dışında birçok hastanın hayatını kurtarmıştır. Salgın hastalık zannedilip ölüme mahkûm edilmiş bir köy dolusu insanın aslında gıda zehirlenmesi geçirdiğini anlar ve onları tedavi eder. Daha önce Jang-geum, Kraliçe’nin rahminde ölü bir bebek olduğu konusunda doğru teşhiste bulunarak Kraliçe’nin hayatını kurtarmıştır. Ayrıca Ana Kraliçe’yi de tedaviye ikna etme konusunda başarılı olmuştur ve saray hekimleri tarafından, uzun zamandır yanlış teşhis edilmekte olan Kral’ın kronik hastalığının temel sebebini bulmuştur. Şimdi ise, oğlunun çiçek hastalığını tedavi ederek Kraliçe’nin minnettarlığını daha ziyadesiyle kazanır.

Olayların ilginç bir şekilde cereyanıyla Kral, Jang-geum’ya aşık olur, ancak, Jang-geum’nın sevgisinin tıpta yattığını anlayınca onu cariyesi yapma fikrinden sakınır. Başarılarının tanınması ve onu yanında tutmak için Kral, adından önce gelecek olan (“Büyük” anlamında) “Dae” ünvanını ve 9-dereceli sistemde (en düşük derece dokuzdur rakamlar küçüldükçek rütbe büyür) üçüncü dereceden memuriyet pozisyonu vererek Jang-geum’yı şahsi hekimi yapmaya karar verir. Ayrıca saray kabinesinin de bir parçası haline gelir.

Kral’ın kararı; seçkin bürokraside bir kadın bulunmasının ülkenin tarihine açık bir saygısızlık olduğunu ve Kral’ın, şahsi hekimi olarak bir bayanı seçmesinin duyulmamış bir şey olduğunu iddia eden bilginler ve bakanlar tarafından çok fazla tartışma ve protesto ile karşılanır. Jang-geum, bu görevi kabul ederek, kadınların da hakları ve gücü olduğunu gösterebileceğini anlayınca isteksizce, kendini riske atarak kabul eder. Onun terfisini sadık bir şekilde destekleyen Min Jeung-ho, alimlerin öğretilerine karşı geldiği için mimlenir ve sürgün edilir.

Kral’ın hastalığı ciddi bir hale gelir; durumunu çok iyi anlamasına ve gösterdiği özenli bakıma rağmen Jang-geum’nın yapabileceği fazla bir şey kalmamıştır. Artık akupunktur veya ilaçlarla tedavi edilememektedir. Son çare olarak, ameliyatı önerir. Saray memurları, bu hiç duyulmamış, devrim niteliğindeki yaklaşım karşısında dehşete kapılırlar ayrıca Kral’ın da kanı akıtılamayacak kadar kutsal olduğunu düşünmektedirler. Kral, Jang-geum’ya inanmasına rağmen, eğer ameliyat başarısız geçerse Jang-geum’nın idam edileceğinden emin olduğu için düşüncelidir. Durumu iyice bozulan Kral, ölümünün yaklaştığını bilmektedir fakat Jang-geum’nın kaderi konusunda daha da endişelenmektedir. Onu korumak için Kral, Jang-geum’yı saraydan uzaklaştırtarak Jeong-ho ile tekrar biraraya gelmesine ve kaçmalarına izin verir. Evlenmişlerdir ve sekiz yıldır kızları Sona ile birlikte yaşamaktadırlar. Tüm bu süre boyunca, Kral Jungjong’un ölümünden beri, aleyhlerinde konuşan kimseler onları aradıkları için Jang-geum ve Jeong-ho yersiz yurtsuz yaşamaya mecbur kalmışlardır. Bununla beraber, Jang-geum nereye gitseler hastaları tedavi etmeye devam etmiştir.

Sonunda, izleri bulunur ve saraya geri getirilirler. Jang-geum’yı hemşire iken destekleyen eski Kraliçe Munjeong artık muazzam bir güce sahiptir ve ana kraliçe olmuştur. Tarafından eski ünvanları ve itibarları geri verilir. Jang-geum, saraydaki tüm arkadaşlarını yüksek mevkilerde bulur. Artık saray, Choi ailesinin idaresindeki eski haline göre çok daha huzurlu bir yer olmuştur. Bununla beraber, Jang-geum ve Jeong-ho, saray politikalarından sakınmaktadırlar ve yollarına devam etmeye karar verirler. Hikaye, Jang-geum’nın hamile bir köylü kadına başarılı bir şekilde ilk defa sezaryan ameliyatı yapmasının ardından biter.

Sadece isim yetmez

Fenerbahçe’nin Barça zaferi büyük yankı buldu

Basketbolda Turkish Airlines Avrupa Ligi grup maçlarında deplasmanda Regal Barcelona’yı 69-61 yenen Fenerbahçe Ülker, İspanyol basınında beğenildi.

2008 Ocak ayından bu yana Avrupa Ligi’ndeki grup maçlarında sahasındaki yenilmezlik unvanını Fenerbahçe karşısında kaybeden ve bu sezon Avrupa Ligi’nde ilk yenilgiyi alan Barça’yı sert dille eleştiren İspanyol basınında, ”Kazanmak için sadece isim yetmez” yorumları yapıldı.

Katalan spor gazetelerinden El Mundo Deportivo, ”Şampiyona ilk uyarı. Bordo mavililere mesaj çok açık: Bu sezon şampiyonluğa ulaşmak çok zor olacak” yorumunda bulundu. ”Barça, Fenerbahçe karşısında güçsüz ve aciz kaldı” ifadelerini kullanan El Mundo Deportivo, ”Türk takımı çok iyi oynadı ve önemli dakikalarda kilit sayılar attı. 3’lük atışlarda başarı sağlayamayan Barça, sadece 2 top çalabildi. Barça, birkaç hafta önce İspanyol liginde CAI Zaragoza’ya karşı yenildi ama orada hata tamamen antrenör Pascual’ındı. Fenerbahçe karşısındaki mağlubiyet ise çok basit bir şekilde Türkler daha üstün olduğu için alındı” değerlendirmesini yaptı.

Diğer Kalatan gazetesi Sport da ”Layık olunan bir yenilgi” başlığı altında ”Barça, Avrupa Ligi şampiyonu olduktan sonraki ilk yenilgisini aldı. Bir yenilgi belki çok fazla şey değiştirmez ama bu olay Barça’da bir dönemin sonu ve yeni başlangıç olmalı” şeklinde ifadeler kullandı.

”Barça kötü başladı berbat bitirdi!” diyen Sport, ”Antrenör Spahija’nın Fenerbahçe’de bir takım yaratmayı başardığını ve Barça karşısında oyunu tamamen kontrolü altında tutmasını bildiğini” vurguladı.

Marca gazetesi de maçı ”Barça tam takım düşüyor. Fenerbahçe, salonu istila ediyor” başlığı altında okuyucusuna duyurdu. Haberde, 13 sayı ile maçın en skorer oyuncusu olan Fenerbahçeli Ukiç’in Katalan takımının mağlubiyetinde önemli rol oynadığını ve ”Türklerin çok rahat sayılar bulduğunu” yazdı.

”Dahi Ukuçli Fenerbahçe, Ragal Barça’ya karşı kazanıyor” ifadesini kullanan AS gazetesi de eski Barcelonalı basketbolcu Ukiç’in ”maçın ritmini değiştiren isim” olduğunu kaydetti.

Düzenliyen: Mert

Dede

Türkiye’nin ilk mühendislerinden Ali Rıza Kuzucan’ın torunları, marka olma yolunda.

1963’te kurulan ve kompresör teknolojisi yatırımı ile üretimi yapan Komsan, gayrimenkul projelerine el attı. Kendi alanında patentleri olan ve konusunda yaptığı Ar-Ge çalışmalarıyla dizayn üreten dünyadaki 3 firmadan biri olan şirketin sahipleri Mehmet Bora Kuzucan ve Bahadır Kuzucan, Türkiye’nin ilk mühendislerinden Ali Rıza Kuzucan’ın da torunları. Ali Rıza Kuzucan, İstanbul Bahçelievler’de kurduğu soğuk hava deposuyla aileyi sanayi hayatına taşırken, ağırlıklı olarak İkitelli bölgesinde aldığı arsalar da bugüne miras kalıyor.

İşte o arsalar bugün Komsan’ı kuran torunlar tarafından konut projesi yatırımlarıyla değerlendiriliyor. İlk projeleri Life Park’ı Başakşehir’de Çolakoğlu İnşaat ile hasılat paylaşımı modeliyle inşa ettiklerini belirten Bora Kuzucan, “Bu 100 konut tamamlanmak üzere. Dairelerin yüzde 80’ini sattık. Şimdi, Halkalı’daki eski fabrika arazimiz üzerinde yeni bir projeye başladık” diyor. Kuzucan, bu yeni projenin isminin ARK Residence olduğunu söylüyor ve dedesi Ali Rıza Kuyucan’ın adının baş harflerinden oluşan bir marka ürettiklerinin altını çiziyor.

‘ARSALAR DURDUKÇA BELEDİYE İSTİMLAK EDİYOR’

“Dedem, 1939’da Ankara’daki fabrikasında kaşağı ve kürek üretiyordu. O zamandan beri aile olarak üretiyoruz; sanayinin içindeyiz” diyen Kuyucan, miras kalan arsalar üzerinde yatırım yapma nedenlerini şöyle anlatıyor: “Öncelikle şu bir gerçek ki, madem böyle bir varlığa sahibiz, değerlendirmemiz gerekiyor. Dedem zamanında toplam 3 bin dönümlük yer almış. Şimdi de birkaç bin konutluk arsa var elimizde. Durdukça, belediye bunları istimlak ediyor. Biz de değerlendirmek istiyoruz. Komsan Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş.’yi 3-4 yıl önce kurduk. Bazı gelir getiren mülklerimiz de var; kiradalar. Asıl amacımız bunları da bir araya toplayıp gayrimenkul yatırım ortaklığı kurmaktı ama şimdilik vazgeçtik. Çünkü avantajı pek kalmadı.”

Kendisi eski milli basketbolcu, oğlu NCAA’da oynuyor

Kuzucan Ailesi’nin önemli bir özelliği de sporcu yönleri. Bora Kuzucan, eski bir milli basketbolcu. İTÜ’de forma giyen Harun Erdenay, Levent Topsakal gibi ünlü sporcularla birlikte oynayan Kuzucan, 1983’te sakatlanmasının ardından sporu bırakmış. Bugün ise ABD’de öğrenim gören oğlu Doğukan Zorbey Kuzucan, NBA’e sporcu yetiştiren alt segment NCAA’da oynuyor. University of Central Florida’da okuyan Kuzucan’ın takım arkadaşlarından biri de Michael Jordan’ın oğlu Markus Jordan.

‘Müteahhitlik saadet zinciri ben raf sayan inşaatçı oldum’

Sanayi ve inşaat sektöründe disiplinlerin çok farklı olduğuna dikkat çeken Bora Kuzucan, “Bir inşaat şirketinin projesinden belli sayıda daire aldım. Adam, ben aldıktan sonra konutların fiyatını düşürdü. Bu normal değil. Sanayide bunu yapamazsınız. Bu müteahhit yaklaşımı. Bizde raf sayma diye bir şey vardır. Ben bir malı sattıktan sonra indirim yaparsam, indirim oranını öderim. Sanayici ile müteahhit arasında böyle büyük farklar var” diyor. Kuzucan, kendisi için ‘raf sayan müteahhit’ tanımını kullanıyor ve şöyle devam ediyor: “Müteahhitlik saadet zinciri. Yeni bir proje üretmeyince batıyorsun. Çünkü maketten satıyorsun. Biz, elimizdeki alanları layığıyla değerlendirmek istedik. Doğru aile kültürüyle yetişirseniz, o işi layığıyla yaparsınız.”

Yüzme havuzu terasta

Elektrik kesintilerinde yol, çevre aydınlatma, ortak alanlar ve dairelerin acil ihtiyacını karşılamak üzere jeneratör ve her daireye en az 1 araçlık kapalı otopark ve ayrıca misafir otopark alanı da ARK Residence’ın standartları arasında yer alıyor. Projenin terasında ise bir yüzme havuzu bulunuyor. Ayrıca, 800 metrekare alanda bir de mini golf sahası kuruluyor. Kendi içinde bulunan lokal alışveriş merkezi ile bir konutun veya ofisin ihtiyaç duyabileceği her türlü yiyecek, market ve hizmet (kırtasiye, kuru temizleme, banka vb.) ihtiyaçlarının karşılandığı ARK Residence’ın daire içlerinde ankastre fırın, ankastre elektrikli ocak, karbon filtreli davlumbaz, bulaşık makinesi, kurutmalı çamaşır makinesi, buzdolabı ve vestiyerli dolap bulunuyor.

Sahibini ‘cebinden’ tanıyan konut için çalışma yapıyor

Komsan’ın Halkalı’daki eski fabrika arazisinde inşa ettiği ARK Residence, 6 dönümlük bir alanda hayata geçiriliyor. Halkalı’daki gelişen konut yaşamı ile iş merkezlerinin tam ortasında ve Halkalı Caddesi’nin hemen girişinde bulunan proje 12 katta 74 – 96 metrekare aralığında toplam 113 daireden meydana geliyor. İsteyenlerin ofis olarak da kullanabileceği katların yüksekliği ise 3.60 metre. Concierge hizmetleri, havaalanı transferleri, market, kuru temizleme, eczane, kırtasiye, vale park hizmeti, housekeeping, 24 saat gelişmiş güvenlik ve temizlik hizmetleri sunacak projede fiyatlar 180 bin TL’den başlıyor. TEM–E5 otoyolları, Basın Ekspres Yolu, Atatürk Havalimanı, Olimpiyat Stadı, uluslararası tema parkı, Masko-İstoç-Otocenter gibi iş merkezlerinin yanı başında yükselen proje, teknolojik olarak da pek çok yeniliğin Türkiye’de ilk defa uygulamaya sokulacağı bir yer olma yolunda.

Bora Kuzucan, bu anlamdaki planlarını şöyle özetliyor: “Komsan olarak kompresörde zaten çok ileri bir teknoloji ile çalışıyoruz. Bu projede de aynı titizliği gösteriyoruz. Mesela, ağırlıklı 1+1 daire yapıyoruz ama herkese kapalı otopark vereceğiz. Hatta misafirleri için de otoparkları olacak. Bir de ayrıca açık otopark var. Öte yandan, amacımız Türkiye’de hiç olmayan bir teknolojiyi uygulamak. Bluetooth yardımıyla cep telefonundan tanımlama yapan bir sistem bu. Cebiniz yanınızdaysa otoparkınızın kapısı da otomatik olarak açılacak, evinizin kapısı da… Hiçbir ekstra şeye gerek kalmadan bu komutu algılayabilecek bir sistem üzerinde çalışıyoruz.

Düzenliyen: Kenan
Kaynak: Habertürk

Microsoft-2

Yazılım devi Microsoft’un karı geçen yıla göre yüzde 51 artış yakaladı

Dünyanın en büyük yazılım şirketi Microsoft’un ilk çeyrek karı yüzde 51 arttı. Karın artışında, Windows ve Office yazılımlarına gelen güçlü talep etkili oldu.

Microsoft’dan yapılan açıklamada, eylül ayında biten üç ayda (şirketin mali yılına göre ilk çeyrek) şirketin net karının geçen yılla karşılaştırıldığında yüzde 51 artarak 3,6 milyar dolardan (hisse başına 40 sent) 5,4 milyar dolara (hisse başına 62 sent) çıktığı belirtildi.

Şirketin gelirleri ise söz konusu dönemde yüzde 25 artarak 12,9 milyar dolardan 16,2 milyar dolara çıktı.

WİNDOWS’UN GELİRİ YÜZDE 66 ARTTI
Şirketin sadece Windows bölümünün geliri yüzde 66 artışla 4,8 milyar dolara, Office ve diğer yazılım bölümlerinin geliri ise yüzde 14 artışla 5,1 milyar dolara yükseldi. Microsoft’un online gelirleri ise yüzde 8 artışla 527 milyon dolara çıktı.

Microsoft Üst Mali Yöneticisi (CFO) Peter Klein, ”Güçlü büyüme ve Office 2010, Windows 7 ve Xbox 360 konsol ve oyunlarından gelen güçlü tüketici talebiyle bu çeyrek istisnai bir çeyrek oldu” dedi.

Geçen hafta Microsoft’un yazılım biriminin mimarı Ray Ozzie, beklenmedik şekilde istifa etmiş ve şirketin ”PC’den öte” düşünmesi gerektiği konusunda uyarmıştı.

Düzenliyen: Arif

Youtube-2

TİB İnternet Daire Başkanı, Haberturk.com Ekonomi Editörü Selin Kunt’a açıkladı

Youtub’la ile ilgili bir haber gündeme bomba gibi düştü: “YouTube her an açılabilir”.

Gelen bilgiler merkezi Almanya’da bulunan bir Türk şirketinin kendi çabasıyla Yotutube’dan Atatürk’e hakaret içeren videoları kaldırttığı yönündeydi. Atatürk’ün görsellerini koruma yetkisi alan şirketin CEO’sunun verdiği bilgiye göre böylece Youtube’un açıılmasının önündeki engel kalkmıştı.

TİB İNTERNET DAİRE BAŞKANI OSMAN N. ŞEN ONAYLADI
Konuyla ilgili olarak bugün görüştüğüm TİB İnternet Daire Başkanı Osman N. Şen bu bilgileri doğruladı ve durumdan haberdar olduklarını söyledi. Osman Şen “Haber doğrudur, durumdan haberimiz vardır. Bu firma videoları sahiplenerek başvuruda Youtube’dan bulunup kaldırtmıştır. Yalnız konu yanlış anlaşılmasın videolar kalktı diye hemen Youtube açılacak gibi bir durum yoktur. Önce savcılığa konu kararın kaldırılması yönündeki ilgili talep iletilmelidir. Böyle bir kararı ancak yargı birimleri verebilir” dedi.

MADEM KOLAYDI NEDEN DAHA ÖNCE YAPILMADI?
Buna cevap aramadan önce sürecin nasıl işlediğini açıklamak lazım. Youtube’a erişim yasağı kararı yargı tarafından, Atatürk’e hakaret içeren uygunsuz videolar yüzünden alınmıştı. Bu videoların yayından kaldırılması için 2 yol izlenebilirdi: ilki büyük çapta bir kullanıcı şikayeti ve protestosu, ikincisi de videoların sahibinin (görsel hakkı) talepte bulunması.

İlk yöntem denendi, videolarla ilgili kullanıcılar Youtube’a pek çok şikayette ve kaldırılma talebinde bulundu ama sonuç alınamadı.İkinci yöntemde ise ortada garip bir durum vardı, görsellerin sahibi yoktu. Yukarıda belirttiğim gibi yayında olan bir görseli kaldırtmak için görsel haklarını elinde bulunduran kişinin yani sahibinin Youtube’a bunların silinmesini talep etmesi gerekiyor. Nedense yasağın başladığı tarihten bu yana yani yıllardır kimse bu görsellere sahip çıkmadı, üstüne almadı. Almanya’daki bu şirket kendi insiyatifi ile bir bakıma duruma el koyarak görsellere sahip çıktı ve hak sahibi olarak Youtube’a gerekli başvuruyu yaptı, videoları kaldırttı.

İÇİME KURT DÜŞTÜ
İtiraf etmem gerekir ki böyle basit bir çözüm yıllardır gözümüzün önünde duruyordu ve bizler ormana bakmaktan ağacı görmedik, kendime bu bakımdan çok kızıyorum. Yıllardır boşuna sıkıntı çektik ve çözümü basit bir sorunla belki de gereksiz yere gündemi meşgul ettik.

Öte yandan benim de daha önce aklıma gelmeyen bu yöntem uygulandığı zaman içimi bir rahatsızlık sardı: “Yıllardır Youtube yasağından şikayet ederek, kişi ve kurumlara verip veriştirerek isim yapanlar neden bu kadar basit bir çözümü daha önce uygulamamışlardı?”
Onlar da benim gibi işin bu kadar basit şekilde çözümleneceğini akıl edememişler miydi? Yoksa birileri yine mazlum edebiyatından prim mi yapıyordu? Youtube’un bu kadar seveni varken yıllardır kimsenin böylesine basit bir çözüm için kılını kıpırdatmaması bir tek bana mı tuhaf geliyor?
Sanırım bunun cevabını hiç bilemeyeceğiz.

Düzenliyen: Ferit
Kaynak: Habertürk

Bruce Lee

Bu filmle ünlü yıldızın özel hayatına dair birçok bilgi gün yüzüne çıkacak

1972 yılında hayatını kaybeden Çin asıllı ABD’li oyuncu ve savunma ustası Bruce Lee’nin ünlü olmadan önceki hayatını konu alan film, Lee’nin 70’inci doğum gününden iki gün önce, 25 Kasım’da gösterime girecek. Çince çekilen filmde, sanatçının kardeşlerinin kaleme aldığı ‘Bruce Lee, My Brother’ kitabından esinlenildi.

Filmin yapımcısı Manfred Wong, proje hakkında, “Lee’nin filmleri ve savunma felsefesi hakkında hepimiz bir şeyler biliyoruz. Ama kimse ünlü yıldızın ailesi ve ilk aşkı gibi konularda bilgi sahibi değil. Bu filmde bu bilgileri Lee’nin hayranlarıyla paylaşacağız” diye konuştu. 4.6 milyon dolarlık bütçesi olan filmde Bruce Lee’yi Hong Konglu aktör Aarif Lee oynayacak.

Bruce Lee-2

emre aydin

Konuk sanatçı olarak katıldığı dizide oyunculuğu çok sevdiğini söyledi

Türk rock müziğinin sevilen ve genç isimlerinden şarkıcı Emre Aydın, ilk kez bir televizyon dizisinde konuk oyuncu olarak Ezel’de rol aldı. Haluk Bilginer’in canlandırdığı ‘Kenan Birkan’ karakterinin düzenlediği bir partiye, Eyşan’ı oynayan Cansu Dere’nin hayranı olduğu için davet edilen şarkıcı, oyunculuğu çok sevdiğini söyledi. Genç şarkıcı, partide albümündeki ‘Hoşçakal’ adlı parçasını okudu.

Dizenliyen: Kenan
Kaynak: Habertürk