yuzuk

Aylardır heyecanla beklenen açık arttırma nihayet yapıldı, katılımcıların gözdesi rekor fiyata satıldı

Hemen her kadın iyi bilir ki pırlantalar doğada farklı renklerde bulunur. Bunlardan bazıları da oldukça nadir olur, mesela pembe pırlanta. Pembe pırlantaların belki de ne meşhur olanı zenginlerin aylardır süren heyecanlı bekleyişinin ardından yeni sahibine kavuştu.

Gelmiş geçmiş en yüksek fiyata satılan değerli taş ünvanını kazanan bu nadide taş Sotheby’s’te yapılan açık arttırmayla tam 46.8 milyon dolara el değiştirdi. 24.7 karatlık, dikdörtgen kesimli, berrak ve nadide pembe pırlanta böylece bir dünya rekorunun da sahibi oldu.

Yaklaşık 3 cm büyüklüğünde bir topa yakın olan pırlantayı daha önceki rekortmen taş olan Wittelsbach Pırlantası’nı da satın alan Laurence Graff aldı. Pırlanta ticareti yapan Graff böylece dünyadaki en değerli iki taşa da sahip olmuş bulunuyor.

Düzenliyen: Alper

Hotmail

Hackerlar peşinizde

Bilgi ve veri çalmak için her gün yeni bir yöntem geliştiren sanal korsanlar hackerlar şimdi de hotmail müşteri hizmetleri kılığına girdiler.
Kullanıcılara müşteri hizmetlerinden gelmiş gibi gösterdikleri bir e-posta yollayan hackerlar, onlardan bilgilerini güncellemelerini istiyor. Sözde müşteri temsilcisi mesajında ellerindeki tüm hotmail kullanıcı verilerini güncellediklerini belirtip, böylece kullanılmayan hesapları tespit etmeye çalıştıklarını ve bu hesapları sileceklerini anlatıyor. Temsilci suretindeki hacker kullanıcıya “Eğer bu emaile istenilen bilgilerle cevap vermezseniz bu e-posta adresinin artık kullanılmadığını varsayıp, hesabı iptal edeceğiz” uyarısında (tehdidinde) bulunuyor.

Email içinde kullanıcı adı, şifre, doğum tarihi, ikamet edilen yer bilgilerini talep eden korsanlar bu şekilde kullanıcının e-posta hesabını ele geçiriyor. Ayrıca muhtemelen çoğu kullanıcı bu bilgileri başka email hesapları ve sosyal medya siteleri(facebook, twitter) için de kullandığından korsanlar bu hesaplara da erişim hakkı kazanıyor.

“Kim kullanıcı adı ve şifresini düşünmeden emaille başkasına gönderir ki” demeyin, internet hala pek çok kullanıcı için bir muamma ve onlar neyi yapıp, neyi yapmamaları gerektiği konusunda fazla bilgi sahibi değil.

ASLA BİLGİLERİNİZİ VERMEYİN!
Kullanıcıların bu tarz bilgi talep eden emaillere karşı çok dikkatli olması gerekir. Bir müşteri hizmetleri birimi, bankanız, arkadaşınız, müdürünüz, karınız, hatta devlet dairesi bile olsa kimden gelirse gelsin bu tarz emaillere talep edilen bilgilerinizi yazıp yollayarak cevap vermeyin. Önce ilgili kişi veya kurumu arayıp e-postanın gerçekliğini sorgulayın. Eğer talep gerçek ise bu işlemi yine de e-posta üzerinden değil ilintili internet adresine giderek, form doldurarak yapın.

Yakınlarınız sizden şifrenizi, kişisel bilgilerinizi emaille göndermenizi istiyorsa onları reddedin ve uyarın çünkü bu şekilde hem kendilerini hem de sizi ciddi bir risk altına sokmuş olurlar. Eğer e-posta hesapları hacklenir, çalınırsa içinde sizin daha önce gönderdiğiniz bilgilerinizin olduğu email korsanların eline geçebilir ve böylece hackerlar bir taşla 2 kuş vurmuş olurlar.

BASİT ÖNLEMLER
Başka bir yazımda verdiğim güvenlikle ilgili bir kaç temel ve önemli ipucunu bu vesileyle tekrarlamak istiyorum:

* İlk olarak her gelen e-maili, “her gördüğün sakallıyı…” atasözündeki gibi, güvenli sanmayın. İnternet ortamındaki ilk ve en önemli güvenlik silahı “şüpheci olmaktır”.
E-mail’lerin içinde önerilen linkleri TIKLAMAYIN.
Meraktan çatlamamak için illa ki orada vaat edileni görmeniz gerekiyorsa üşenmeyin linkteki adresi internet çubuğuna kendiniz tıkır tıkır yazın. En güvenli yol her zaman gitmek istediğiniz internet sitesinin adresini kendinizin yazmasıdır.

* Oldu ya yanlışlıkla tıkladınız, gözünüzü internet çubuğundan ayırmayın ve adresi kontrol edin gerçek ve meşru bir adres asla “www.twitter.com” şeklinde olmayacaktır. Bu doğrudan av sahasına yönlendirildiğinizi gösterir. Yasal ve gerçek internet sitesinin adresi “http://twitter.com/” şeklinde çıkar.
Üyesi olduğunuz sitelerin adreslerine dikkat edin ve orijinalinini yazılışını bir şekilde hafızanıza kaydetmeye çalışın.

* Biliyorum ciddi bir eziyet olacak ama farklı şifreler kullanın; üyelik gerektiren sitelerde kullandığınız giriş şifreleri ile e-mailiniz’in şifreleri asla aynı olmasın.

Şifrenizi deneyimli kullanıcıların yaptığı gibi karmaşık kombinasyonlardan oluşturun, herkesin tahmin edebileceği gibi sevgilinizi isminden, araba plakanızdan, telefon numaranızdan veya doğumgünü tarihinizden değil. Karmaşık ve iyi bir şifre oluşturmak için şu adımları takip edin:

* Oluşturacağınız şifre en az 8 haneli olmalı
* Harf, rakam ve sembollerin karşımından oluşmalı
* Mutlaka 1 tane büyük/kapital harf içermeli
* Örnek vermek gerekirse: haberTürk2010! @haberTürk2010

* Bilişim güvenliği sunan tanınmış firmaların internet sitelerini düzenli olarak ziyaret edin varsa konuyla ilgili e-posta bültenlerine üye olun. Norton, Kaspersky, AVG gibi siteler son çıkan tehlikeler ve sistemlerle ilgili sizi e-posta ile düzenl olarak bilgilendirirler.

* Son olarak da işletim sisteminizin güncel olmasına önem verin ve mutlaka bir internet güvenlik programı kullanın ve asla güncelleme ile yeniliklerin yüklenmesini ihmal etmeyin.

Düzenliyen: Salim

Dede

Türkiye’nin ilk mühendislerinden Ali Rıza Kuzucan’ın torunları, marka olma yolunda.

1963’te kurulan ve kompresör teknolojisi yatırımı ile üretimi yapan Komsan, gayrimenkul projelerine el attı. Kendi alanında patentleri olan ve konusunda yaptığı Ar-Ge çalışmalarıyla dizayn üreten dünyadaki 3 firmadan biri olan şirketin sahipleri Mehmet Bora Kuzucan ve Bahadır Kuzucan, Türkiye’nin ilk mühendislerinden Ali Rıza Kuzucan’ın da torunları. Ali Rıza Kuzucan, İstanbul Bahçelievler’de kurduğu soğuk hava deposuyla aileyi sanayi hayatına taşırken, ağırlıklı olarak İkitelli bölgesinde aldığı arsalar da bugüne miras kalıyor.

İşte o arsalar bugün Komsan’ı kuran torunlar tarafından konut projesi yatırımlarıyla değerlendiriliyor. İlk projeleri Life Park’ı Başakşehir’de Çolakoğlu İnşaat ile hasılat paylaşımı modeliyle inşa ettiklerini belirten Bora Kuzucan, “Bu 100 konut tamamlanmak üzere. Dairelerin yüzde 80’ini sattık. Şimdi, Halkalı’daki eski fabrika arazimiz üzerinde yeni bir projeye başladık” diyor. Kuzucan, bu yeni projenin isminin ARK Residence olduğunu söylüyor ve dedesi Ali Rıza Kuyucan’ın adının baş harflerinden oluşan bir marka ürettiklerinin altını çiziyor.

‘ARSALAR DURDUKÇA BELEDİYE İSTİMLAK EDİYOR’

“Dedem, 1939’da Ankara’daki fabrikasında kaşağı ve kürek üretiyordu. O zamandan beri aile olarak üretiyoruz; sanayinin içindeyiz” diyen Kuyucan, miras kalan arsalar üzerinde yatırım yapma nedenlerini şöyle anlatıyor: “Öncelikle şu bir gerçek ki, madem böyle bir varlığa sahibiz, değerlendirmemiz gerekiyor. Dedem zamanında toplam 3 bin dönümlük yer almış. Şimdi de birkaç bin konutluk arsa var elimizde. Durdukça, belediye bunları istimlak ediyor. Biz de değerlendirmek istiyoruz. Komsan Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş.’yi 3-4 yıl önce kurduk. Bazı gelir getiren mülklerimiz de var; kiradalar. Asıl amacımız bunları da bir araya toplayıp gayrimenkul yatırım ortaklığı kurmaktı ama şimdilik vazgeçtik. Çünkü avantajı pek kalmadı.”

Kendisi eski milli basketbolcu, oğlu NCAA’da oynuyor

Kuzucan Ailesi’nin önemli bir özelliği de sporcu yönleri. Bora Kuzucan, eski bir milli basketbolcu. İTÜ’de forma giyen Harun Erdenay, Levent Topsakal gibi ünlü sporcularla birlikte oynayan Kuzucan, 1983’te sakatlanmasının ardından sporu bırakmış. Bugün ise ABD’de öğrenim gören oğlu Doğukan Zorbey Kuzucan, NBA’e sporcu yetiştiren alt segment NCAA’da oynuyor. University of Central Florida’da okuyan Kuzucan’ın takım arkadaşlarından biri de Michael Jordan’ın oğlu Markus Jordan.

‘Müteahhitlik saadet zinciri ben raf sayan inşaatçı oldum’

Sanayi ve inşaat sektöründe disiplinlerin çok farklı olduğuna dikkat çeken Bora Kuzucan, “Bir inşaat şirketinin projesinden belli sayıda daire aldım. Adam, ben aldıktan sonra konutların fiyatını düşürdü. Bu normal değil. Sanayide bunu yapamazsınız. Bu müteahhit yaklaşımı. Bizde raf sayma diye bir şey vardır. Ben bir malı sattıktan sonra indirim yaparsam, indirim oranını öderim. Sanayici ile müteahhit arasında böyle büyük farklar var” diyor. Kuzucan, kendisi için ‘raf sayan müteahhit’ tanımını kullanıyor ve şöyle devam ediyor: “Müteahhitlik saadet zinciri. Yeni bir proje üretmeyince batıyorsun. Çünkü maketten satıyorsun. Biz, elimizdeki alanları layığıyla değerlendirmek istedik. Doğru aile kültürüyle yetişirseniz, o işi layığıyla yaparsınız.”

Yüzme havuzu terasta

Elektrik kesintilerinde yol, çevre aydınlatma, ortak alanlar ve dairelerin acil ihtiyacını karşılamak üzere jeneratör ve her daireye en az 1 araçlık kapalı otopark ve ayrıca misafir otopark alanı da ARK Residence’ın standartları arasında yer alıyor. Projenin terasında ise bir yüzme havuzu bulunuyor. Ayrıca, 800 metrekare alanda bir de mini golf sahası kuruluyor. Kendi içinde bulunan lokal alışveriş merkezi ile bir konutun veya ofisin ihtiyaç duyabileceği her türlü yiyecek, market ve hizmet (kırtasiye, kuru temizleme, banka vb.) ihtiyaçlarının karşılandığı ARK Residence’ın daire içlerinde ankastre fırın, ankastre elektrikli ocak, karbon filtreli davlumbaz, bulaşık makinesi, kurutmalı çamaşır makinesi, buzdolabı ve vestiyerli dolap bulunuyor.

Sahibini ‘cebinden’ tanıyan konut için çalışma yapıyor

Komsan’ın Halkalı’daki eski fabrika arazisinde inşa ettiği ARK Residence, 6 dönümlük bir alanda hayata geçiriliyor. Halkalı’daki gelişen konut yaşamı ile iş merkezlerinin tam ortasında ve Halkalı Caddesi’nin hemen girişinde bulunan proje 12 katta 74 – 96 metrekare aralığında toplam 113 daireden meydana geliyor. İsteyenlerin ofis olarak da kullanabileceği katların yüksekliği ise 3.60 metre. Concierge hizmetleri, havaalanı transferleri, market, kuru temizleme, eczane, kırtasiye, vale park hizmeti, housekeeping, 24 saat gelişmiş güvenlik ve temizlik hizmetleri sunacak projede fiyatlar 180 bin TL’den başlıyor. TEM–E5 otoyolları, Basın Ekspres Yolu, Atatürk Havalimanı, Olimpiyat Stadı, uluslararası tema parkı, Masko-İstoç-Otocenter gibi iş merkezlerinin yanı başında yükselen proje, teknolojik olarak da pek çok yeniliğin Türkiye’de ilk defa uygulamaya sokulacağı bir yer olma yolunda.

Bora Kuzucan, bu anlamdaki planlarını şöyle özetliyor: “Komsan olarak kompresörde zaten çok ileri bir teknoloji ile çalışıyoruz. Bu projede de aynı titizliği gösteriyoruz. Mesela, ağırlıklı 1+1 daire yapıyoruz ama herkese kapalı otopark vereceğiz. Hatta misafirleri için de otoparkları olacak. Bir de ayrıca açık otopark var. Öte yandan, amacımız Türkiye’de hiç olmayan bir teknolojiyi uygulamak. Bluetooth yardımıyla cep telefonundan tanımlama yapan bir sistem bu. Cebiniz yanınızdaysa otoparkınızın kapısı da otomatik olarak açılacak, evinizin kapısı da… Hiçbir ekstra şeye gerek kalmadan bu komutu algılayabilecek bir sistem üzerinde çalışıyoruz.

Düzenliyen: Kenan
Kaynak: Habertürk

Polis

Polisin ölürsün uyarısına vatandaş öyle bir cevap verdi ki…

Zonguldak’ta, Gökgöl Tüneli mevkisinde, kayaların düşmesi sonucu karayolu araç trafiğine kapandı.

Alınan bilgiye göre, Zonguldak-Ankara Karayolunun 6. kilometresinde kaya parçalarının düşmesi sonucu yol araç trafiğine kapanırken, Bölge Trafik Müdürlüğü ekipleri de güzergahta gerekli önlemleri aldı.

Karayolunda genişletme çalışmaları yapan iş makineleri tarafından kayaların temizlenmesinin ardından yol, yaklaşık 1 saat sonra araç trafiğine açıldı.

Bu arada, yolda uzun araç konvoyu oluştu.

Polisin yoldan geçen sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyarmasına bazı vatandaşlarlardan, “kaderimse olur, ölürüm” şeklinde şaşırtan cevaplar geldi.

Düzenliyen: Rıza

Barbara ve Chad

Amerikalı çift öyle bir tesadüf yaşadı ki…

Amerikalı Barbara ve Chad Soper çifti 50 milyonda bir gerçekleşme ihtimali olan bir tesadüfü yaşadı.

Barbara, bin yılda bir denk gelen meşhur 10 Ekim 2010 (10.10.10) tarihinde üçüncü çocuğunu dünyaya getirdi. Kızı Cearra Nicole’nın doğumu bu ‘mükemmel’ tarihe denk geldi. Ama çift bu tür tesadüflere yabancı değil. Zira, Cearra’nın kız kardeşi Chloe 8 Ağustos 2008’de 8.8.8, erkek kardeşi Cameron da 9 Eylül 2009’da (9.9.9) dünyaya geldi. İstatistik uzmanları bunun 50 milyonda bir gerçekleşme ihtimali olduğunu söylüyor.

36 yaşındaki Barbara, “O şimdi bizim küçük mucizemiz. Chloe şanslı 8, Cameron 9 ve Cearra da şanslı 10 numaramız oldu” diyor. Çift tarihleri planlamamış. Hatta Cearra neredeyse bir ay erken dünyaya gelmiş ve Cameron da geçen yıl iki hafta erken doğmuş.

Düzenliyen: Zeynep